BÜYÜK İSTİFA VE ÇEŞİTLİLİK

Makale PY Dergi’nin Mayıs 2022 sayısında yayınlandı.

BÜYÜK İSTİFA VE ÇEŞİTLİLİK

NASA bir grup bilim insanını uzaya ışınladı. Oluşturulan 3 boyutlu görüntüler gerçek zamanlı olarak Uluslararası Uzay İstasyonu’na aktarıldı. Ekip istasyondaki astronotlarla yüz yüze geldi, konuştu ve el sıkıştı. (1) Holoport teknolojisi ile artırılmış gerçekliğin ilk uygulamalarının başlaması, bir süre sonra hayatımızın çok değişeceğinin sinyallerini vermeye başladı. Durduğumuz yerden, üç boyutlu görüntülerimiz dünyanın başka bir yerine ışınlanabilir, orada sokaklarda gezebilir, konferanslara katılabilir, çalışabiliriz. Uzaktan çalışmaya Korona döneminde alışmıştık; kimbilir belki de yakın bir gelecekte sadece bilgisayar ekranlarından görüşerek değil, hologram görüntülerimizle üç boyutlu olarak da gerçekleştirebiliriz.

Şüphe yok ki, iş dünyasını büyük bir değişim bekliyor. Dijitalleşmenin bunda büyük bir etkisi var. Ancak insanların yaşam biçimleri ve beklentilerinin değişmesinin de etkisi bulunuyor. Korona, ABD, İngiltere, Kanada gibi ekonomisi gelişmiş bazı ülkelerde büyük istifa dalgasını tetikledi. Çeşitli araştırmalar pandemi döneminde istifaların en büyük sebebinin işverenlerin çalışanlarına yönelik tutumu olduğunu gösterdi. Değer görmediğini, iş yerinin toksik bir kültüre sahip olduğunu, yeteri kadar esnek davranmadığını, sağlığını ve mutluluğunu umursamadığını düşünen  çalışanlar işten ayrılma veya emekli olma seçeneklerini değerlendirmeye başladı. Bir kaç çalışan değil, iş gücünün yüzde kırkına ulaşan bir kesim söz konusu. Hayallerindeki işi bulmak için bir süre ara vermek, evde çocuklarıyla zaman geçirmek isteyen çalışanlar, bu değişimin çok da zor olmadığını gördü. Yeni iş arayanlar kısa zamanda iş bulurken, işverenler ise yeni çalışan bulmakta zorlanmaya başladı. Değişime direnmek yerine, istifanın ardındaki nedenleri doğru analiz etmeye çalışanlar ücret ve yan haklar politikalarını gözden geçirmek, kurumsal esenlik ve kültüre yatırım yapmak gibi çözümleri değerlendirdiler. Ayrıca yetenek havuzunu genişleterek, daha önce işe alım yapmadıkları yerlere ulaşıp, adayları global çapta aramaya başladılar. Son yıllarda ivme kazanan Çeşitlilik ve Kapsayıcılık daha da önem taşımaya başladı. Bu gelişmeler ışığında önümüzdeki dönemde sarsılmadan, büyüyerek ilerleyenlerin farklı ırklardan, milletlerden, özelliklerden yetenekleri, kapsayıcı bir kültürde bir araya getirenlerin olacağını öngörebiliriz.

Türkiye’de ise gündemimiz geleceklerini ve kariyerlerini yurt dışında gören gençler, kaybetmeyi göze alamayacağımız, yetişmiş yeteneklerdi. Çeşitli araştırmalar Türkiye’de 10 gençten 7’sinin yurt dışında yaşamak istediğini gösteriyor. (2) Bir yanda tıp, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi alanlardaki yurt dışındaki istihdam açığı; diğer yanda onca zorluğu göze alarak gitmek isteyen gençlerimiz. Araştırmalar 2030 yılında dünyada 84 milyon yetişmiş insan kaynağı açığı olacağına işaret ediyor. (3) Birikimiyle Türkiyeye değer katacak yetenekleri kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğumuza da. Dünyada iş gücünde artan çeşitlilikle rekabet edebilecek miyiz? Kaybettiğimiz yeteneklerin yerlerini, aynı kalite ile doldurabilecek miyiz? Değişime direnecek miyiz? Yoksa Türkiye’den gitmeyi seçenleri anlamaya, büyük resmi görmeye, zamanı doğru okumaya mı çalışacağız? Çok geç kalmadan doğru seçimi yapmalıyız.

Arzu Pınar Demirel

Headline Diversity Kurucusu

 

Kaynaklar:

1- NTV, 19.4.2022. NASA insanları uzaya ışınladı: Holoport nedir?

2- Yeditepe Üniversitesi Gençlik Araştırması.

3- TÜSİAD Dijital Türkiye Konferansı, 2022.

Leave a comment