FARKLILIKTA GÜÇ VAR: TÜRKTRAKTÖR'DE HERKESİN İZ'İ FARKLI VE DEĞERLİ

TürkTraktör İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Lideri Ceren Ertem Çimen ile kimliklerin ötesine geçen bir çeşitlilik anlayışıyla, sanayide kalıcı izler bırakan dönüşüm yolculuklarını konuştuk.

TürkTraktör’deki Çeşitlilik, Eşitlik/Hakkaniyet ve Kapsayıcılık (DEI) yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz? Bu konulardaki temel öncelikleriniz ve hayata geçirdiğiniz uygulamalar neler?

TürkTraktör olarak çeşitliliğin zenginlik, kapsayıcılığın güç olduğuna inanarak eşitlikçi bir iş dünyası oluşturmayı önemsiyoruz. Çeşitliliği benimsemek, sadece kimliğimizin, kültürümüzün bir yansıması değil, aynı zamanda düşünce tarzlarımızın, değerlerimizin, hayata bakış açılarımızın da bir yansıması. Bu anlamda farklı geçmişlere, tecrübelere, değerlere, yaşlara, cinsiyetlere, fiziksel özelliklere sahip her bireyin bizleri daha güçlü ve yaratıcı kıldıklarına inanıyoruz.  

DEI konusundaki farkındalık ve aksiyonlar hepimizin sorumluluğunda. Bu nedenle, dezavantajlı çalışma arkadaşlarımıza yönelik fiziksel ve sosyal etkileri iyileştirmeye büyük önem veriyor; kadın çalışanlarımızın karar alma süreçlerindeki etkisini her geçen gün artırıyor, ekiplerimizde farklı yaş gruplarından, cinsiyet eşitliğine dayalı takım yapıları oluşturuyoruz.

DEI (Çeşitlilik, Eşitlik/Hakkaniyet ve Kapsayıcılık) gönüllü ve yarı zamanlı çalışan takımımız ile “Herkesin İz’I Farklı, Farklılıkta Güç Var” diyerek yola çıktık.

Çeşitliliği benimsemek, sadece kimliğimizin, kültürümüzün bir yansıması değil, aynı zamanda düşünce tarzlarımızın, değerlerimizin, hayata bakış açılarımızın da bir yansımasıdır. Bu anlamda farklı geçmişlere, tecrübelere, değerlere, yaşlara, cinsiyetlere, fiziksel özelliklere sahip her bireyin bizleri daha güçlü ve yaratıcı kılmaktadır

Türk Traktör İnsan, Kültür ve Sürdürülebilirlik Lideri Ceren Ertem Çimen

Bu anlamda bugüne kadar “Değişim Farkındalıkla Başlar” mottosuyla ile birlikte yayınlanan DEI bültenleri ve iletişimler, engelli çalışanlarımız için hazırlanan videolar, işaret dili yaygınlaşması için yapılan çalışmalar, kadın liderlere, ailelere yönelik organizasyonlar ve en son farklı şirketlerin bir araya geldiği DEI Farkındalık Günü ile farkındalığımızı arttırma hedefimizi taçlandırdık.

DEI’de mevcut durumumuzu görmek ve aksiyonlarımızı alabilmek amacıyla da DEI Olgunluk Analizi çalışmalarını da yürütüyoruz.

Kadın istihdamının görece düşük olduğu bir sektörde faaliyet gösteriyorsunuz. Sektörünüzde kadınların karşılaştığı en büyük zorluklar neler? Şirket olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda nasıl bir dönüşüm yaratmayı hedefliyorsunuz? 

Otomotiv sektörü, tarihsel olarak erkek yoğun bir alan olarak algılansa da, sektöre dair yerleşik kalıplar ve bazı pozisyonlardaki fiziksel iş yükü, kadınların bu alana yönelimini sınırlayabiliyor ve kamuoyundaki algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle, sektörde toplumsal cinsiyet dengesini güçlendirmek, farklılıkları teşvik eden kapsayıcı bir ortam yaratmak ve herkesin eşit fırsatlarla karşılaştığı bir çalışma hayatı sunmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. 

Çalışanlarımız için eşit fırsat yaratmak onların teknik ve liderlik alanlarında daha fazla yer almasını sağlamak amacıyla çeşitli projeler yürütüyoruz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği eğitimleri ve Filizlerin Mucizeleri gibi örnek uygulamalarımızla toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadının güçlenmesini sağlamaya gayret ediyoruz.

Otomotiv sektöründe hem sahada hem de ofiste kadın çalışan oranımızı her geçen gün artırmaya yönelik stratejiler benimsiyoruz. Ayrıca, teknoloji ve inovasyon alanında da önemli adımlar atıyoruz. Yeni yetkinlikler ile sürekli öğrenmeyi desteklemek amacıyla gençlere ulaşıyor ve onlara yapay zeka, metaverse, blockchain, endüstri 4.0 gibi alanlarda eğitimler sunuyoruz.  

Bugün itibarıyla, TürkTraktör bünyesinde STEM alanında çalışan kadınların oranı yüzde 34, kadın lider oranımız yüzde 28 ve bu oranları artırmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor.

Filizlerin Mucizeleri ile önemli bir değer yarattınız. Bu projenin amacı, kapsamı ve sunduğu fırsatlar nelerdir? Hayata geçtiğinden bu yana aldığınız geri dönüşler ve yarattığı etki hakkında neler paylaşabilirsiniz?

2016 yılında ‘Umutla ektik, cesaretle biçiyoruz!’ diyerek tarım ve otomotiv alanında kadın iş gücü ve girişimciliğini artırmayı hedefleyen ‘Filizlerin Mucizeleri’ projemiz, ‘eğitim’, ‘tarımsal üretim’ ve ‘istihdam’ olmak üzere üç ana konu üzerine tasarlanmıştır.

6 ilde 60 okuldaki meslek liselerinde kız öğrencilere ve ailelerine eğitimler verdik, 100’den fazla kız öğrenciye 4 yıl boyunca burs desteği sağladık, meslek liselerinde farkındalık seminerleri verdik. Kadın girişimciliği açısından tarımda makineleşmeyi ve güvenli tarım sağlık beslenmeyi teşvik ederek kooperatif kurulmasını destekledik. Kadın çalışanlarımız için eğitim ve mentorluk programları organize ettik.

TürkTraktör olarak “Filizlerin Mucizeleri Teknoloji ve İnovasyon” projemiz kapsamında faaliyet gösterdiğimiz sektör ve etki alanlarımızı geleceğe hazır hale getirmek için dönüşüme öncülük etme vizyonumuz ile staj, istihdam fırsatları ve gelişim programları aracılığıyla beş yıl içerisinde (2022-2026) 30.000 kişiye dokunarak teknoloji ve inovasyon alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadının güçlenmesi yolunda kararlı biçimde çalışmayı taahhüt ediyoruz.

Staj ve istihdam programları, bütünsel ve çok yönlü gelişim programları, simülasyon deneyim programları, mentorluk ve koçluk desteklerimiz ile 2024 yılı sonu itibarıyla 19.370 kişinin deneyim yolculuğuna eşlik ettik.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye ofisi tarafından Kadının Güçlendirilmesi Prensiplerinin (WEPs) toplumsal cinsiyet eşitliği öncülüğünü özel sektörde pekiştirmek amacıyla başlattığı Sözden Eyleme WEPs programına katılan 10 özel sektör firmasından biri olmanın da ayrıca gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Kadının Güçlenmesi Prensipleri çerçevesinde, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Üst Düzey Kurumsal Liderlik Sağlanması” inisiyatifine yönelik mevcut durumumuzu analiz ettiğimiz ve ileriye dönük aksiyonlarımızı belirleyerek hayata geçirmeye başladığımız bu yolculuğumuza umutla devam ediyoruz.

Üretim ve sanayi sektörlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmek isteyen şirketlere önerileriniz neler? Bu alanda dönüşüm sağlamak isteyen kurumlar nereden başlamalı?

Sanayi ve üretim sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık konusunda dönüşüm yaratmak isteyen şirketlerin, öncelikle kültürel farkındalığı artırması ve bu değerleri şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline getirmesi gerekiyor. Eğitim ve farkındalık programları düzenlemek, kapsayıcı ve eşitlik temelli politikaları açıkça tanımlayıp hayata geçirmek bu yolculuğun ilk adımlarını oluşturabilir. Bunun yanı sıra, başta kadınlar olmak üzere temsil gücü düşük grupları destekleyen burs, mentorluk ve gelişim programları tasarlamak; tüm çalışanlara esnek ve erişilebilir çalışma koşulları sunmak; karar alma mekanizmalarında çeşitliliği artırmak da bu dönüşümün yapıtaşlarıdır. Sürekliliği sağlamak adına ise, hem kurum içinde hem de sektör genelinde iyi uygulamaları paylaşmak ve ortak öğrenme kültürünü yaygınlaştırmak büyük önem taşımaktadır.

 

Headline Diversity - Türkiye'deki İlk Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Şirketi

İLETİŞİM