Adam Smith’in Yemeğini Pişiren Kimdi?
Katrine Marçal
Katrine Marçal, var olmak için bağımlı olduğu kadını “öteki” olarak tanımlayan anlatıları sorgulayarak, ekonomide kadının görünmez elini hatırlatıyor bize.

Katrine Marçal, var olmak için bağımlı olduğu kadını “öteki” olarak tanımlayan anlatıları sorgulayarak, ekonomide kadının görünmez elini hatırlatıyor bize.

Erkeklerin kadınlara üstten bakarak ahkam kesmelerinin dünyada çok yaygın olması sözlüğe yeni bir kelime eklenmesine yol açtı:
Mansplaining (Erbilmiştik).

Bilişsel sinirbilimci Gina Rippon, kadın ve erkek beyni ile ilgili mitleri yıkıyor. Rippon’ın ana mesajı şöyle özetlenebilir: Cinsiyetlendirilmiş bir dünya, cinsiyetlendirilmiş bir beyin üretecektir.

Feminist düşünce ve hareketin temeli olarak görülen ”kadın” kimliği hangi varsayımlarla mümkündür, ne ölçüde tutarlı ve istikrarlıdır? Bu kitap, 1990’da yayınlandığında feminist kuramda ve toplumsal cinsiyet araştırmalarında bir çığır açtı.

Menekşe Toprak, yazarlığı ve gazeteciliğiyle basın ve edebiyat tarihinin önemli kalemlerinden olan Suat Derviş’in 100 yıl önce Berlin’deki izini sürüyor ve ‘herşey size aşina gelecek’ sözleriyle, sizinle bir Dejavu’da buluşturuyor.

İçinde yaşadığımız dünyadaki erkek egemen tasarımı, sadece ofis mobilyaları ya da kot pantolon gibi günlük eşyaların değil, mimari, altyapı ve ulaşım düzenlemelerinin, hatta teşhis ve tedavi yöntemlerinin bile erkeklere göre belirlendiğini göreceksiniz.

Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınlar neden sistematik bir biçimde yok sayılıyor? Kadınların hayatın pek çok alanında karşılaştığı ayrımcılıklar, eşitsizliklerin şok eden nedenleri verilerle ve araştırmalarla Görünmez Kadınlar’da.

Kadınların yaşamları boyunca çeşitli hormonal değişiklikler yaşamaları doğaldır Yale Üniversitesi’nden kadın sağlığı uzmanı Dr. Aviva Romm, sizi vücudunuz ve hormonlarınızla yepyeni bir ilişki kurmaya davet ediyor.

”Kadın doğulmaz, kadın olunur” diyen Simone De Beavoir’ın ilk kez 1949 yılında yayınlanan bu eseri, yayınlandığı tarihten bu yana özellikle feminizm ve toplumsal cinsiyet alanlarında çalışanlar için bir başyapıttır.

19. yüzyılda, İngiltere’de yazılan bu eser kadın hareketlerinin oluşumlarına ilham verdi. John Stuart Mill’in zamanına göre çok ileri bir bakış açısıyla yazdığı kitabı cinsiyetler arası iktidar ilişkilerine psikolojik, sosyolojik ve sosyoekonomik açıdan ışık tutuyor.

20. yüzyılın en önemli yazarlarından Virginia Woolf’un sözü sadece yazarlara değil, yaratıcılığı ve değer yaratmayı amaçlayan her kadına hitap ediyor: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!”

Masallar, insanlığın ortak bilinçaltının aynaları… Masallarla, insanlık tarihi boyunca bastırılmış ve örselenmiş kadın psişesinin derinliklerine inen, terapi niteliğinde bir kitap.

Bu kitap, okuyucularını Anadolu’nun kadim topraklarından Orta Asya’nın sonsuz bozkırlarına, Osmanlı’nın saraylarından Cumhuriyet’in aydınlık yıllarına uzanan bir zaman yolculuğuna davet ediyor.

Prof. Dr. Türkan Saylan, Türkiye’de cüzzamlılardan kaçılırken hayatını onları iyileştirmeye adayan bir doktor. Kız çocukları eve kapatılırken, bir gelecekleri olsun, okusunlar diye Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni kuran bir kahraman.

Bebeklerin cinsiyeti anne rahminde belirlenir fakat asıl ayrım toplumsaldır: Erkek bebeklere mavi giydirilir, kızlara pembe ve yanılsamalar başlar.

Evli olduğu erkek dokuz yıl boyunca, bilgisi dışında uyuşturucu vererek onlarca erkeğin ona tecavüz etmesine zemin hazırlamıştı. Gisèle Pelicot konuyla ilişkili davanın kamuya açık görülmesini talep etti. Çünkü utanç taraf değiştirmeliydi.
